Reklam
Tarih : 2025-03-27 12:18:08

Bakan Tunç: Savunmanın yapılacağı yer sokaklar değil yargı makamlarıdır

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Uluslararası Basın Kuruluşları Bilgilendirme Toplantısında gündemi değerlendirdi.

Bakan Tunç'un konuşmasından satır başları şu şekilde:

"Bilgiye erişimin çok hızlandığı günümüz dünyasında haber değeri taşıyan her konunun daha iyi anlaşılabilmesi ve iletişimin her alanda daha güçlü sağlanabilmesi için bir aradayız.

Dünyanın her noktasında yaşanan gelişmeleri doğru, tarafsız ve anlık şekilde insanlara ulaştırma gözeterek hareket eden bu anlamda önemli bir sorumluluğu yerine getiren medya kuruluşlarına görevlerinde başarılar ve kolaylıklar diledi.

Kamuoyunun gündeminde yer alan güncel soruşturmalara ilişkin yargı bağımsızlığı ve soruşturmanın gizliliğine riayet ederek bazı değerlendirmeleri paylaşacağım.

Anayasamızın 2. Maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir hukuk devletidir. Hukuk devletinin asli görevi adaleti tesis etmektir. Adaletin tesisi için de olmazsa olmaz şart tarafsız ve bağımsız bir yargının olmasıdır.

Anayasamızın 9. Maddesine göre, yargı yetkisi tarafsız ve bağımsız mahkemelerce kullanılır. Anayasamızın 10. Maddesine göre, herkes kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Türkiye geçmişten bugüne hukuk devleti ilkesini yalnızca anayasal bir ilke olarak değil, antidemokratik müdahalelere rağmen milletçe bir yaşam biçimi olarak içselleştirmiş ve bu yönde güçlü ve kararlı adım atmaktan hiç vazgeçmemiştir.

Hukukun üstünlüğü demokrasimizin ve çağdaş kamu yönetimimizin temel dayanaklarındandır. Bu bağlamda devletimizin tüm kurumları hukuk devleti prensiplerine göre faaliyetlerini yürütmektedir.

Biz hukuku sadece bir kanunlar bütünü olarak görmüyoruz. Hukuk, bizim irfanımızın, vicdanımızın ve toplumsal düzenimizin temel taşıdır. ‘Adalet mülkün temelidir’ sözüyle kastettiğimiz; devletimizin bekasının yanında insan onurunun korunması toplum huzurunun tesis edilmesidir.

2002 yılından itibaren başlayan 2009 yılından itibaren de planlı bir şekilde devam eden Yargı Reformu Strateji Belgeleriyle yargının tarafsızlığını, etkinliğini ve hesap verebilirliğini güçlendiren çok sayıda yapısal reforma imza atılmıştır.

İnsan hakları eylem planlarıyla, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, mülkiyet hakkı, savunma hakkı gibi konularda köklü ve kapsamlı adımlar atılmıştır.

Geçen hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanınında bulunduğu 106 şüpheliyi kapsayan 2 ayrı soruşturma başlatılmıştır.

Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından devam eden soruşturma kapsamında 7 şüpheli bulunmakta olup, bu kişiler hakkında ‘terör örgütüne iştirak halinde yardım etme’ suçunu işledikleri iddiası yer almaktadır. Bu soruşturmada 3 şüpheli tutuklu, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı, 2 şüpheli hakkında yakalama kararı verilmiş ve 1 şüpheli de gözaltındadır.

Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yer alan diğer soruşturmada ise, ‘Çıkar amaçlı suç örgütü’ kapsamında rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı bir biçimde ele geçirme suçlarının işlendiği iddiası yer almaktadır.

Bu soruşturma kapsamında da 48 şüpheli tutuklanmıştır. Böylece her iki soruşturmada 106 kişiden 51’i tutuklanmış, 41 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmiş, 14 şüphelinin ise halen yakalama işlemleri devam etmektedir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmaya ilişkin yaptığı açıklamadan anlaşılacağı üzere soruşturma dosyaları içerisinde Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, vergi uzmanı incelemeleri, mülkiye müfettişleri tevdi raporu, tanık beyanları ile diğer delillerin mevcut olduğu belirtilmektedir.

Bu kapsamda İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iştirakleri, reklam gelirleri ve diğer bazı birimlerinden sorumlu genel müdür ya da başkan nezdinde yetkisi bulunan yöneticilerinden, bazı özel kişi ve şirketler aracılığıyla ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiası, ihaleyi alan firmaların farklı iş ve işlemlere zorlanarak maddi menfaat elde edildiği, bu şekilde elde edilen ya da kaynağı belli olmayan paraların şüphelilerin şirketlerine aktararak haksız kazanç sağladığı iddiası, şüpheli bazı belediye yetkililerinin ruhsata ilişkin yetkilerini kötüye kullanarak ilgili kişilerden menfaat elde edildiği, vermeyen kişilere yüksek miktarda cezai işlem uyguladıkları iddiası, belediyenin medyadan sorumlu birimleri aracılığıyla geliştirdikleri uygulama programları üzerinden kişisel verileri ele geçirdikleri iddiası, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki şirketlerine ait ihale edilen açık hava reklam mecralarından elde edilen gelirlerden, şüphelilere aktarılan miktarların ihaleyi alan firmalar tarafından paravan şirketlere iş yapmış gibi sözleşme imzalayıp, sahte faturalar karşılığı transfer edildiği iddiası, CHP İl Başkanlığı binasının satın alınması sırasında kamuoyuna para sayma görüntüleri olarak yansıyan soruşturmada bazı iş adamlarıyla hukuka aykırı olarak hareket ederek haksız kazanç sağlandığı iddiası, şüphelilerin hem kendi üzerlerine hem de sigortalı çalışanları üzerine kurdukları şirketlerle büyükşehir belediyesi iştiraklerinin hizmet alımı nitelikli işlerine yüksek fiyatlı teklifler vererek sonuç fiyatını kendileri belirlemeleri suretiyle ederlerinin çok üzerinde işler aldıkları, aldıkları işlerin bir kısmını yerine getirmedikleri, bir kısmını ise yerine getirmiş gibi sahte fatura düzenleyerek elde ettikleri suç gelirini akladıkları iddiasına ilişkin hususlar 19 Mart tarihinde soruşturmanın başlangıcında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kamuoyuna paylaşılmıştır.

Bazıları soruşturma makamını baskı altına almaya çalıştı. Soruşturmayla ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza haksız, hukuksuz, mesnetsiz ve saygı sınırlarını aşan ithamlarda bulunmuşlardır. Adli soruşturmayı Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirmeye çalışmışlardır. Sorumsuzca yapılan bu açıklamaları kesin bir dille reddediyoruz.

Soruşturma tamamen bağımsız adli makamlar tarafından yürütülmektedir. Söz konusu iddialara vakıf olan soruşturma makamının bu iddialardan sonra bir soruşturma başlatmaması düşünülemez.

Hukuk devletinde suç işlendiğine dair bir iddia varsa savunmanın yapılacağı yer sokaklar değil yargı makamlarıdır. Suç işlendiğine dair bir delil varsa bununla ilgili olarak gerekli soruşturmanın yapılmamasını yetkili yargı makamlarından beklemek hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.

Soruşturmalar üzerinden dezenformasyon yapılmasını, kamuoyunu yanılmaya yönelik söylemler yapılmasını doğru bulmuyoruz. Soruşturma aşamasında iddialar, savunma ve deliller değerlendirilecek ve soruşturmanın gizliliği ortadan kalktığında maddi gerçek tüm delilleriyle açıklığa kavuşacak ve sonuç kamuoyu tarafından şeffaf bir şekilde görülecektir.

Tarafsız bağımsız Türk yargısına güvenmek gerekmektedir. Yargının kendi içerisinde hak arama yolları sonuna kadar açıktır. Türkiye insan haklarını savunan bir ülkedir."

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2025 elazighaberler.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.